|
ÖZELGE BİLGİLENDİRME |
|
|
TARİH |
27.01.2026 |
|
KONU |
Vakfa Bağlı İktisadi İşletme Adına Tescil Edilemeyen Taşıt Giderlerinin Kurum Kazancının Tespitinde İndirim Konusu Yapılıp Yapılamayacağı Hk. |
|
ÖZELGE TARİHİ |
18.12.2025 |
|
ÖZELGE SAYISI |
62030549-120[40- 2024]-168276 |
İstanbul Defterdarlığı’nın ‘‘ Vakfa Bağlı İktisadi İşletme Adına Tescil Edilemeyen Taşıt Giderlerinin Kurum Kazancının Tespitinde İndirim Konusu Yapılıp Yapılamayacağı ‘’ hakkındaki özelgesi aşağıdaki gibidir.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Vakfına bağlı iktisadi işletmenizin, özel okul statüsünde ilk ve ortaöğretim alanlarında eğitim öğretim faaliyetinde bulunduğu, faaliyetinde kullanmak üzere faturası işletme adına kesilen binek otomobil ve diğer taşıtlardan satın alındığı, bu araçlara ait gider ve amortismanların da yine iktisadi işletme kayıtlarında izlendiği, ancak Türkiye Noterler Birliğinin tüzel kişiliği haiz olmayanlar adına araç tescilinin yapılmaması yönünde kararı olması sebebiyle araçların tescilinin iktisadi işletmeniz adına yapılamayıp vakıf adına yapıldığı ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi işletmenizin yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin de vakıf tarafından yerine getirildiği belirtilerek,
- İktisadi işletmenizin faaliyetlerinde kullanmak üzere satın alınan araçların işletme aktifine kayıt edilip edilemeyeceği ve bu araçlar üzerinden iktisadi işletmeniz tarafından amortisman ayrılıp ayrılamayacağı,
- Satın alma sırasında ödenen ÖTV vb. vergilerin gider yazılıp yazılamayacağı,
- Söz konusu araçlarla ilgili olarak yapılan ve iktisadi işletme tarafından ödenen yakıt, tamir bakım, sigorta, otopark vb. harcamaların gider hesaplarına intikal ettirilip ettirilemeyeceği,
-Araçlarla ilgili yapılan harcamalar nedeniyle ödenen KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı
hususlarında görüşü talep edilmektedir.
Vergi Usul Kanunu Yönünden Değerlendirme:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesinde, "İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.
...
Değeri 50.000.000 lirayı (577 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2025'ten itibaren 9.900- TL) aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 50.000.000- lirayı (556 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2025'ten itibaren 9.900- TL) aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır." hükmü bulunmaktadır.
Bu hükme göre bir iktisadi kıymetin amortismana tâbi tutulabilmesi için, işletmenin aktifinde kayıtlı olması, kullanıma hazır halde bulunması, işletmede bir yıldan fazla kullanılması, yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunması ve değerinin yukarıda belirtilen haddin üzerinde olması gerekmektedir.
Bu itibarla, vakıf adına tescilli olan araçlarla ilgili olarak iktisadi işletmeniz tarafından amortisman ayrılması mümkün bulunmamaktadır.
Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında ise safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı; 8 inci maddesinde de ticarî kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükelleflerin maddede sayılan giderlerinin de ayrıca hasılattan indirebileceği hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmış olup, bu suretle tespit edilecek kurum kazancından, Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin; (5) numaralı bendinde, kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'inin; (7) numaralı bendinde ise Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, satın alınan araçların vakıf adına tescil edilmesi nedeniyle, araçların alış bedeli ile alış bedeline ilişkin ödenen özel tüketim vergisi ve benzeri vergilerin gider olarak indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Ancak, taşıtların iktisadi işletmeniz tarafından bizzat işletmede kullanılması şartıyla, bu taşıtlar için iktisadi işletmenizce yapılacak akaryakıt, tamir bakım, sigorta ve otopark vb. giderlerinin, iktisadi işletmenizin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün olup binek otomobillere ilişkin yapılan giderlerin en fazla %70'lik kısmının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği tabiidir.
Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
- 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
- 29/1-a maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri,
- 30/b maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı,
- 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı
hükme bağlanmıştır.
KDV Genel Uygulama Tebliğinin;
-"Vergi İndirimi" başlıklı (III/C-1.) bölümünde,
"3065 sayılı Kanunun (29/1) inci maddesine göre mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi veya ithal ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla ödedikleri KDV'yi veyahut vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenen KDV'yi indirebilirler.
Mükellef, işi ile ilgili olarak satın aldığı veya ithal ettiği mallar veyahut yaptırdığı hizmetler dolayısıyla hesaplanan vergi ile sorumlu sıfatıyla beyan ederek ödediği vergiyi, teslim ettiği mallar veya yaptığı hizmetler dolayısıyla hesaplanan KDV'den indirir ve aradaki farkı vergi dairesine yatırır. Mükellefin indirim konusu yaptığı vergi ise daha önceki safhada vergi dairesine intikal ettirilmiştir."
-"İndirilemeyecek KDV" başlıklı (III/C-2.1.) bölümünde;
"b) Kanunun (30/b) maddesine göre, faaliyetleri; kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması, taksicilik işletmeciliği yapılması veya binek otomobillerinin çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alışlarında ödenen ve faturalarda ayrıca gösterilen KDV indirim konusu yapılabilir. Buna göre, binek otomobillerini yukarıda belirtildiği şekillerde işleten mükellefler bu amaçla kullanılan binek otomobilleri ile ilgili olarak indirim hakkından yararlanabilir.
Ancak mükelleflerin işletme amacı dışında iktisap ettikleri binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV'nin indirimi mümkün değildir. İndirim konusu yapılamayan bu vergi, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir. Bu uygulama binek otomobili işletmeciliği ile uğraşan mükelleflerin işletme amacı dışında satın aldıkları binek otomobilleri için de geçerlidir.
...
ç) Kanunun (30/d) maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV de mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyecektir."
açıklamalarına yer verilmiştir.
Buna göre, iktisadi işletmeniz adına tescil edilmeyen vakıf adına tescil edilen taşıt araçlarının alımında ödenen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Öte yandan, araçların iktisadi işletmeniz tarafından bizzat işletmede kullanılması şartıyla, bu araçlar için iktisadi işletmenizce yapılacak akaryakıt, tamir bakım, sigorta ve otopark vb. giderlerin Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen kısmına isabet eden KDV tutarlarının indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
Bilgilerinize sunulur.
Saygılarımızla…